
Liam, her sabah olduğu gibi, gözlerini açmakta zorlanıyordu. Saat alarmı çalarken homurdanarak yatağından kalktı. "Kahve mi, uyku mu?" diye mırıldandı. Bu, her sabah tekrarladığı bir ritüeldi. Bugün de kahve ağır basacaktı.
İki arkadaş, kahve ve uykunun gizemli dünyasında kaybolurken, beklenmedik bir sırrı çözmeye çalışır. Bu sırada, seçimlerinin sonuçlarıyla yüzleşirler.

Liam, her sabah olduğu gibi, gözlerini açmakta zorlanıyordu. Saat alarmı çalarken homurdanarak yatağından kalktı. "Kahve mi, uyku mu?" diye mırıldandı. Bu, her sabah tekrarladığı bir ritüeldi. Bugün de kahve ağır basacaktı.
Aşağı indiğinde, annesi çoktan kahveyi hazırlamıştı. O sırada Maya aradı. "Hemen dışarı gel! Garip bir şeyler oluyor," dedi Maya heyecanla. Liam, kahvesini bir yudumda bitirip dışarı fırladı. Maya, pembe saçları ve enerjik tavırlarıyla onu bekliyordu.


"Biliyor musun, sabahları uyanmak için kahve içiyorum," dedi Liam, esneyerek. Maya, "Ben de uyumamak için kahve içiyorum! Ama asıl mesele bu değil. Şehrin merkezindeki 'Kafein Diyarı' adında yeni bir kafe açılmış. Bir şeyler saklıyorlar," diye yanıtladı. Liam kaşlarını çattı. "Ne saklayabilirler ki?"
"İşte bu yüzden gitmemiz gerekiyor," dedi Maya, sırıtarak. İkili, 'Kafein Diyarı'na doğru yola koyuldu. Kafe, dışarıdan oldukça normal görünüyordu; ancak içeri girdiklerinde tuhaf bir enerji hissettiler. Baristanın gözleri, sanki bir şeyler biliyormuş gibi parlıyordu. Liam ve Maya, birbirlerine şüpheyle baktılar.

Liam, "Bir espresso alabilir miyiz?" diye sordu. Barista, garip bir şekilde sırıttı ve "Elbette, ama uyarıyorum, bu kahve sizi uyandırabilir... ya da sonsuza dek uyutabilir," dedi. Liam ve Maya, şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Acaba kahve mi, uyku mu? Seçimleri, onları büyük bir maceraya sürükleyecekti.

Uykucu, meraklı, gözlüklü
Uzun boylu, dağınık kahverengi saçlı, gözlüklü, mavi kapüşonluEnerjik, kararlı, pembe saçlı
Minik, parlak pembe saçlı, siyah deri ceketli