
Şehrin üzerinde kara bulutlar toplanmıştı. Sanki sadece havayı değil, insanların ruhlarını da karartıyordu. Eren, gökdelenlerin tepesinde durmuş, şehri gözlüyordu. İçinde tarifsiz bir huzursuzluk vardı. Bu sadece yaklaşan bir fırtınanın habercisi değildi, daha derin, daha karanlık bir şeylerin ayak sesleriydi.




