
— 1 —
Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarlarda Barış adında bir baba yaşarmış. Barış'ın en büyük hayali, oğlunun büyüyünce ünlü bir futbolcu olmasıymış. Ama kaderin cilvesi bu ya, oğlu Leo'nun bambaşka hayalleri varmış.
Bu hikaye, babasının hayallerini gerçekleştirmek yerine kendi tutkusunun peşinden giden ve futbolcu olma yolunda ilerleyen küçük bir çocuğun hikayesini anlatıyor.

Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarlarda Barış adında bir baba yaşarmış. Barış'ın en büyük hayali, oğlunun büyüyünce ünlü bir futbolcu olmasıymış. Ama kaderin cilvesi bu ya, oğlu Leo'nun bambaşka hayalleri varmış.
Leo sekiz yaşına geldiğinde, babası onu yerel bir futbol kulübüne yazdırmak istedi. Leo başta biraz çekinse de, futbol oynamanın aslında çok eğlenceli olduğunu fark etti. Topla koşmak, arkadaşlarıyla paslaşmak ona büyük keyif veriyordu.


Leo kulübe katıldığı ilk gün çok heyecanlıydı. Yeni arkadaşlarıyla tanıştı ve hemen antrenmanlara başladı. Her antrenmanda daha da gelişiyor, yeni şeyler öğreniyordu. Babası Barış da onu her zaman destekliyor, maçlarını kaçırmıyordu.
Azimli, hevesli, futbol tutkunu.
Kısa kahverengi saçlı, mavi futbol forması giyen, enerjik ve mutlu bir çocuk.Şefkatli, anlayışlı, destekleyici.
Uzun boylu, güler yüzlü, oğluna destek olan bir baba.