
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda, minicik bir bebek dünyaya gelmiş. Adı Elif Sare'ymiş. Ama Elif Sare, diğer bebeklerden biraz farklıymış. Çünkü o, çok erken doğmuş minik bir prematüre bebekmiş.
Bu hikaye, erken doğan minik bir bebek olan Elif Sare'nin sevgi dolu bir ortamda büyüme ve güçlenme sürecini anlatıyor. Elif Sare'nin etrafındaki peri dostları ona destek oluyor ve ona umut veriyor.

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda, minicik bir bebek dünyaya gelmiş. Adı Elif Sare'ymiş. Ama Elif Sare, diğer bebeklerden biraz farklıymış. Çünkü o, çok erken doğmuş minik bir prematüre bebekmiş.

Elif Sare'nin kocaman, mavi gözleri varmış. Minik bir ağzı ve küçücük bir suratı varmış. Doktorlar ve hemşireler, Elif Sare'ye çok iyi bakıyorlarmış. Onu ısıtıyor, besliyor ve ona bol bol sevgi veriyorlarmış. Çünkü Elif Sare'nin büyüyüp güçlenmesi için sevgiye çok ihtiyacı varmış.
Günler geçmiş, haftalar geçmiş. Elif Sare yavaş yavaş büyümeye başlamış. Minik elleri ve ayakları güçlenmiş. Kocaman gözleriyle etrafına merakla bakıyormuş. Annesi ve babası, Elif Sare'yi her gün ziyaret ediyor, ona ninni söylüyor ve onu çok seviyorlarmış. Elif Sare, ailesinin sevgisiyle günden güne daha da güçleniyormuş.

Erken doğmuş, hassas, sevimli, meraklı
Uzun boylu, iri koca gözlü, küçük ağızlı, küçük suratlı minik bebek