
Minik fare Mino, yemyeşil ormanın derinliklerinde yaşarmış. Mino çok küçük olduğu için, diğer hayvanlar kadar hızlı koşamadığını düşünürdü. Onların kocaman adımları varken, Mino'nun adımları minicikti.
Küçük fare Mino, ormanda büyük hayvanların arasında kendini yetersiz hisseder. Ancak, bir gün cesaretini toplar ve ormanın en önemli görevini başararak, ne kadar değerli olduğunu kanıtlar.

Minik fare Mino, yemyeşil ormanın derinliklerinde yaşarmış. Mino çok küçük olduğu için, diğer hayvanlar kadar hızlı koşamadığını düşünürdü. Onların kocaman adımları varken, Mino'nun adımları minicikti.
Bir gün, ormanda büyük bir telaş yaşandı. Ormanın en yaşlı ağacının tepesindeki yuvasından, Baykuş Barnaby'nin gözlüğü düşmüştü! Barnaby gözlüksüz hiçbir şey göremiyordu. Bütün hayvanlar gözlüğü aramaya başladı ama kimse minik Mino'nun yardım edebileceğini düşünmedi.


Mino, cesaretini topladı ve 'Ben de yardım etmek istiyorum!' dedi. Kimse onu duymadı. Ama Mino yılmadı. Ağacın köklerine tırmanmaya başladı. Küçük bedeniyle, dalların arasından geçti, yaprakların üzerinden atladı. Sonunda, gözlük ağacın kovuğunda sıkışmış bir halde buldu!
Mino, gözlüğü aşağıya indirdiğinde, bütün hayvanlar çok şaşırdı. Baykuş Barnaby, gözlüğünü takınca çok sevindi. 'Minik Mino, sen olmasaydın ne yapardım bilmiyorum! Senin küçüklüğün, en büyük yardımın oldu,' dedi. O günden sonra Mino, ne kadar küçük olursa olsun, her şeyi başarabileceğine inandı.

Küçük, sevimli, çekingen
Minik gri fare, büyük parlak gözler, büyük kulaklarYaşlı, bilge, yardımsever
Kahverengi ve beyaz tüylü yaşlı baykuş