
Eren, sırt çantasıyla ormanın girişinde durdu. Güneş, yaprakların arasından süzülerek yüzüne vuruyordu. Yanında, not defteri ve kalemiyle Leyla vardı. İkisi de heyecanlıydı, çünkü bu orman, sadece bir orman değil, aynı zamanda kayıp bir efsanenin de eviydi.




