
Alex, dinozorlara olan büyük sevgisiyle tanınan, maceraperest bir çocuktu. Bir gün, ormanda yürüyüş yaparken, daha önce hiç görmediği garip bir parıltı fark etti. Merakına yenik düşerek parıltıya doğru ilerledi. Aniden, koca bir T-Rex, Rex, ortaya çıktı! Ama bu T-Rex diğerlerinden farklıydı; kocaman, dost canlısı gözleri vardı ve gülümsüyordu. Rex, Alex'i nazikçe sırtına aldı ve 'Seni dinozorların dünyasına götüreceğim!' dedi.
Alex çok heyecanlanmıştı ama aynı zamanda biraz da korkuyordu. Rex, onu yemeyecekti, değil mi? Rex, Alex'i dinozorların yaşadığı yemyeşil bir vadiye götürdü. Orada, Tria adında zeki bir Triceratops ve Stego adında nazik bir Stegosaurus ile tanıştı. Her şey çok güzeldi, ta ki aniden Rex, Alex'i kapıp bilinmeyen bir yere doğru koşmaya başlayana kadar!



