
Aliyə, Bakü'nün renkli sokaklarında dolaşmayı çok severdi. En sevdiği şey ise, eski şehir İчери Şəhər'in daracık yollarında kaybolup, gördüğü her şeyi çizmekti. Büyüyünce ünlü bir ressam olmak ve çocuklara resim öğretmek istiyordu. Onun için her çizim, yeni bir dünyanın kapısıydı. Bir gün, elinde sihirli bir fırça olduğunu hayal etti. O fırçayla çizdiği her şey canlanacaktı.
Bir akşam, odasında oturmuş Azerbaycan efsaneleri kitabını okurken, birden odası ışıkla doldu. Gözlerini açtığında kendini bambaşka bir yerde buldu. Etrafında uçuşan parıltılar, garip bitkiler ve daha önce hiç görmediği yaratıklar vardı. Burası, efsanelerde anlatılan Azerbaycan'ın sihirli dünyasıydı!



