
Doruk, elinden düşürmediği telefonuyla yaşayan bir gençti. Annesi Ayşe ve babası Mehmet, sürekli ona telefonla bu kadar çok vakit geçirmemesi gerektiğini söylüyordu. "Doruk, gözlerin bozulacak! Biraz da kitap oku, ders çalış," diye söyleniyordu Ayşe. Mehmet ise, "Sürekli o ekrana bakmaktan sosyalleşmeyi unuttun! Arkadaşlarınla vakit geçir biraz," diyordu.
Doruk, anne ve babasının bu uyarılarını pek umursamıyordu. Onun için en önemli şey, telefondaki oyunlar, sosyal medya ve mesajlaşmaktı. Yemek yerken, ders çalışırken, hatta uyumadan önce bile telefonuna bakıyordu.



