
Elara, her zamanki gibi odasında oturmuş, en sevdiği meyve suyunu içiyordu. Bu sıradan bir gündü, ta ki meyve suyu kutusunun üzerindeki sihirli sembol parlamaya başlayana kadar. Birden, odasında mor papyonlu, kocaman bir su aygırı belirdi!
Elara, sihirli bir meyve suyu sayesinde konuşan bir su aygırı olan Hippolyte ile arkadaş olur ve birlikte fantastik bir dünyaya yolculuk ederler. Bu dünyada, kayıp hayallerini bulmak için bir büyücüden yardım isterler.

Elara, her zamanki gibi odasında oturmuş, en sevdiği meyve suyunu içiyordu. Bu sıradan bir gündü, ta ki meyve suyu kutusunun üzerindeki sihirli sembol parlamaya başlayana kadar. Birden, odasında mor papyonlu, kocaman bir su aygırı belirdi!

"Merhaba! Ben Hippolyte," dedi su aygırı gülümseyerek. Elara şaşkınlıktan nutku tutulmuştu. "Sen... sen konuşabiliyorsun?" diye sordu kekeleyerek. Hippolyte, "Elbette konuşabilirim! Bu sihirli meyve suyu sayesinde. Şimdi, macera başlasın!" dedi neşeyle.
Hippolyte, Elara'yı sırtına aldı ve birlikte Hayal Dünyası'na doğru uçmaya başladılar. Gökyüzünde süzülürken, aşağıda rengarenk bulutlar, parıldayan nehirler ve yüzen kaleler gördüler. Hippolyte, "Bu dünya, hayallerin gerçeğe dönüştüğü yer!" diye bağırdı heyecanla.

Hayal Dünyası'nda, kayıp hayallerini arayan Elara ve Hippolyte, bilge bir büyücü ile karşılaştılar. Büyücü, onlara hayallerini bulmak için sihirli bir ayna verdi. Aynaya baktıklarında, en büyük hayallerinin aslında arkadaşlık ve maceraperestlik olduğunu anladılar. Elara ve Hippolyte, birbirlerine sarılarak, Hayal Dünyası'nda yeni maceralara atılmaya karar verdiler.

Hayalperest, maceraperest, arkadaş canlısı.
Uzun, dalgalı kahverengi saçlı, parlak yeşil gözlü, pembe parıltılı bir elbise giyen genç bir kız.Konuşkan, yardımsever, komik.
Mor papyon takan, dost canlısı görünen bir su aygırı.