
Ela, Demir ve Ayşe, tozlu raflarla dolu eski bir kütüphanede gizli bir geçit buldular. Geçidin ardında, daha önce hiç görmedikleri bir makine vardı. Metalik yüzeyi ışıl ışıl parlıyor, karmaşık düğmeler ve kablolarla doluydu. Demir, gözlüğünü düzelterek, "Bu... bu bir zaman makinesi olmalı!" dedi heyecanla.
Ela, etrafına bakarak, "Ama buraya nasıl geldi? Ve neden bu kadar gizli?" diye sordu. Ayşe ise, makinenin üzerindeki garip sembollere dikkat çekerek, "Bu semboller de ne anlama geliyor? Daha önce hiç böyle bir şey görmedim," dedi merakla.



