
Luna, en sevdiği butiğe heyecanla girdi. Raflardaki rengarenk elbiselere hayranlıkla baktı. Gözüne mor, parıltılı bir elbise kestirdi. "Bu tam benlik!" diye düşündü. Elbiseyi alıp deneme kabinine koştu.
Luna, bir elbise denerken kilolu olduğunu fark eder ve üzülür. Spora başlar ama başaramaz. Pes edip hamburger yer ve mutlu olur. Kendini sevmeyi öğrenir.

Luna, en sevdiği butiğe heyecanla girdi. Raflardaki rengarenk elbiselere hayranlıkla baktı. Gözüne mor, parıltılı bir elbise kestirdi. "Bu tam benlik!" diye düşündü. Elbiseyi alıp deneme kabinine koştu.
Elbiseyi giydiğinde, aynadaki görüntüsüne baktı. Elbise biraz dardı ve Luna kendini olduğundan daha kilolu hissetti. Yüzü asıldı. "Bu elbise bende güzel durmadı," diye mırıldandı. Gözleri doldu. "Ben çok şişmanım!"


Eve döndüğünde, Luna bir karar verdi. "Artık spor yapmalıyım!" diye düşündü. Hemen spor kıyafetlerini giydi ve koşmaya başladı. Ama çok geçmeden nefesi kesildi ve yoruldu. Şınav çekmeyi denedi, başaramadı. Ağırlık kaldırmaya çalıştı, gücü yetmedi.

Luna, spor yapmaktan vazgeçti. "Benim için değilmiş," diye düşündü. Canı çok sıkılmıştı ve kendini mutsuz hissediyordu. Tam o sırada, aklına harika bir fikir geldi. En sevdiği hamburgerciye gitti ve kocaman bir hamburger sipariş etti. Hamburgeri afiyetle yerken, yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.
Luna, hamburgerini bitirdikten sonra kendini çok daha iyi hissediyordu. Aynaya baktı ve gülümsedi. "Ben böyle güzelim!" diye düşündü. Kendini olduğu gibi kabul etmenin ve sevmenin önemini anlamıştı. O günden sonra, Luna her zaman neşeli ve mutlu bir kedi oldu.

Modayı seven, arkadaş canlısı, kendini keşfetmeye açık
Tombul, gri tekir kedi, parlak yeşil gözler, pembe burun