
Bir zamanlar, Türkiye'nin güzel bir şehrinde, birbirine çok bağlı dört kardeş yaşarmış: Melike, Melih, Melis ve en küçükleri Muhammed. Melike, ablalarının en büyüğüydü ve her zaman diğerlerine yol gösterirdi. Melih, ortanca kardeş olarak ailenin dengesini sağlardı. Melis, kitaplara düşkün, zeki bir kızdı. Muhammed ise, evin neşe kaynağı, haylaz mı haylaz bir çocuktu.
Günlerden bir gün, Melike'nin hayatında büyük bir değişiklik oldu. Almanya'da bir üniversiteden kabul almıştı ve eğitimine orada devam edecekti. Bu haber, hem sevinç hem de hüzün yaratmıştı. Kardeşler, ablalarının başarısıyla gurur duyuyorlardı ama aynı zamanda ondan ayrılacakları için üzgündüler.

