
Hasan, yatağında huzurla uyurken, zihninde capcanlı bir rüya canlanıyordu. Rüyasında yemyeşil bir tarlanın ortasındaydı ve etrafı rengarenk tavuklarla çevriliydi. Bu tavuklar sadece sıradan tavuklar değildi; bazıları mor tüylere, bazıları ise parıldayan altın rengi ibiklere sahipti. Hasan, bu olağanüstü yaratıklarla birlikte koşup oynuyordu, kahkahaları tüm tarlayı dolduruyordu.




