
Elif, dedesinden kalan antika saati incelerken birden odada parlak bir ışık belirdi. Saat, onu alıp bilinmeyen bir zamana doğru çekiyordu. Gözlerini açtığında kendini uçsuz bucaksız bir bozkırda buldu. Etrafta atlar kişniyor, askerler bağırıyordu.
Elif, ne olduğunu anlamaya çalışırken, yanına yaşlı bir adam yaklaştı. Adam, "Burada ne arıyorsun küçük kız? Yoksa sen de Teoman'ın ordusuna mı katıldın?" diye sordu. Elif şaşkınlıkla, "Teoman kim?" diye karşılık verdi.

